Merhaba

Merhaba. Bu blog, Amca Size Gazeteci Diyebilir miyim? kitabından yola çıkılarak oluşturuldu. Adı da oradan geliyor. Kitap hazırlandıktan sonra da “Türk sinemasında gazeteci figürü” araştırmamızı kapsayan başka filmlere de ulaştık. Yani, araştırma sürecek. Burada öncelikle, kitapta yer veremediğimiz filmleri aktarmayı amaçlıyoruz. Ama kitapla sınırlı değiliz. Türk sineması ve/veya gazetecilik konusunda da araştırma, inceleme, görüş ve yorumlara açığız. Hoşgeldiniz.

5 Ocak 2012 Perşembe

Dorsay'a göre en iyi 10 Türk filmi

Sinema yazarı ve eleştirmeni Atilla Dorsay, Türk sinemasının 2011 yılını değerlendirirken "Yıl hiç de kötü geçmiş değil. Belki çok büyük gişe başarıları yok ancak gayet iyi filmler yapılmış, eskilerle yeniler arasında bir denge kurulmuş ve sinemamazını geleceği güvencede gözüküyor" yorumunu yaptı. Dorsay, "Yılın belki en büyük özelliği, halkımıza geçmişe eğilmek, 'maziyi hatırlamak' ve özellikle yakın tarihimize bakmak fırsatını getiren filmler oldu. Hem da sadece nostaljik takılmak için değil, toplumsal ve ortak travmalar yaratmış dönem, olay ve kişileri yeniden değerlendirmek için" dedi. Dorsay, Sinema dergisindeki yazısında, geçen yılın en iyi 10 filmini şöyle sıraladı: Bir Zamanlar Anadolu'da, Dedemin İnsanları, Gişe Memuru, Kaybedenler Kulübü, Entelköy Efeköy'e Karşı, Gölgeler ve Suretler, Saç, Press, Nar ve Atlı Karınca.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder